Dün “HAYIR” dedik, düşmanı defettik.

Dün “HAYIR” dedik, işgali bitirdik.

Dün “HAYIR” dedik, Cumhuriyeti kurduk.

Ve dün “HAYIR” dedik.

Türk milletinin haysiyetini dünyaya duyurduk.

Bu “HAYIR” da en az onlar kadar önemli…

Bu “HAYIR” da en az onlar kadar hayati.

Artık, küresel oyun bitmelidir.

Artık, rezaletlerin sahnesi yıkılmalıdır.

Ercan Çakır 2007 ve 2010

UBHP Ulusal Birlik Hareket Platformu

Silivri İlçe Başkanlığı

Neden mi “HAYIR”? KESER DÖNER SAP DÖNER GÜN GELİR HESAP DÖNER!

’82 Anayasası’nın daha da şiddetlisi ve aynı odaklarca hazırlanan bir Anayasa ile, bu milletin bugüne kadar kazandığı tüm haklar gaspedileceği için! Bugüne kadar ANAYASA MAHKEMESİ ve DANIŞTAY’ın DUR dediği, tüm belalar, yasalaşıp Türk Milletinin önüne geleceği için! Nedir Yargı’nın dur dedikleri, bir bakalım.

Türk Halkı HAYIR oyuyla, neye HAYIR demiş olacaktı sıralayalım:

HAYIR demek;

Küresel sermayenin sırtlanlarının TOPRAKLARIMIZA, MADENLERİMİZE, SUYUMUZA el koymaya KANUNEN hak kazanmasına “HAYIR” demekti. Şu anda yasadışı olarak ülkemizde faaliyet gösteren 350’den fazla yabancı maden şirketinin, tüm doğal kaynaklarımızı, suyumuzu, bor madenimizi, petrolümüzü ve neyimiz varsa hepsini YASAL OLARAK talan etmesine “HAYIR” demekti! Siz evet dediniz ve en basiti Kaz Dağları’nda yapılan talanı ve doğa katliamını gördünüz, yetmez ama evet dediğiniz için pişman oldunuz.

HAYIR demek;

Suriye sınırımıza Kıbrıs’ın üç katı büyüklüğündeki mayınlı arazi ve altında yatan trilyonlarca dolarlık petrole İsrail’in el koymasına “HAYIR” demekti. Büyük bir çoğunluğu elden çıkarılmış olmakla birlikte, henüz hala bizim olan, ağır sanayi işletmelerinin, limanların, KİT arazilerinin; pul parasına yabancı sermayeye ve yerli işbirlikçilerine YASAL OLARAK peşkeş çekilmesine HAYIR demekti. Tekel işçilerinin cansiperane direnişleri sonucu, Danıştay tarafından durdurulmuş olan 4C kölelik yasasının, tüm çalışanları kapsamasına “HAYIR” demekti. Siz Antalya Limanını verdiniz, Tank Palet fabrikamızı verdiniz, Aselsan’ı vermeye çalışıyorsunuz, mülteciler elini kolunu sallaya sallaya sınırlarımızdan geçiyor. Yetmez ama evetçiler siz bir de “HAYIR” diyen aydın kesimi, halkı suçladınız, siyasal islamın demokrasi yalanlarına kandınız, kendini akıllı zannedenin de aldanışı de efsane bir şekilde aldanıyor. Ne sendika bıraktınız, ne Taksim’de 1 Mayıs bıraktınız, ne işçi hakları bıraktınız.

HAYIR demek;

Tüm memurların, hükümet tarafından kurulan bir komisyonun oyuncağı haline gelmesine, dilenci haline getirilmesine, 9000 iş günü çalışıp, ölünce emekli olmasına “HAYIR” demekti. Meralarımızın, hazine arazilerimizin yabancılara tahsis edilmesine “HAYIR” demekti. “Paran kadar sağlık” politikasına, eczanelerin yok edilmesine “HAYIR” demekti. Tarım ve hayvancılığın yok edilmesine “HAYIR” demekti. Danıştay tarafından satışı durdurulan, şeker fabrikalarının, tarım çiftçilerinin, YASAL OLARAK satışının önünün açılmasına “HAYIR” demekti. Genetiği değiştirilmiş ürünleri soframıza iteleyen küresel şirketlere “HAYIR” demekti. Gül’ün, Erdoğan’ın, Yıldırım’ın çocukları milyar dolarlarla oynarken; her dört gençten birinin işsiz kalmasına “HAYIR” demekti. Siz evet dediniz, bunlar çift dikiş lafını yediniz, oturdunuz yerinize, sustunuz. 3600 ek gösterge çalışması yalanına inanıyorsunuz, yıllarınızı yediler şimdi olsa yine hemen evet mi diyeceksiniz? Savaş ortamında olan Ukrayna’dan buğday ithal ediyoruz, Sırbistan’dan karkas et ithal ediyoruz. Şimdi hazine arazilerimize yeni evler yapılacak, kira fiyatları uçtu ya hani, Manhattan’ da yaşıyoruz hepimiz, yüz bin liraya togg alıyoruz, kimimiz bir vitamine 150 lira veriyorken, kimimiz Avrupa ülkelerinde olduğu gibi dilim karpuz alıyor. Bir kilo şekere 25 lira veriyoruz, durmak yok yola devam. Artık her dört gencimizden biri değil her üç gencimizden biri işsiz, ne diyelim hamdolsun.

HAYIR demek;

Türk Ordusu’nun, paralı askere dönüştürülme projesine “HAYIR” demekti. Güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan AB uyum yasalarına “HAYIR” demekti. ABD ile istihbarat paylaşımına “HAYIR” demekti. 100 yıldır Batı’nın elinde oyuncak olan tarikatlara, etnik ırkçı bölücülük yapan odaklara “HAYIR” demekti. Avrupa Birliğine girdik te haberimiz mi yok! Mültecilere bakıyoruz, kendi halkımız perişan bir hayat yaşıyor. Toplumsal olaylara, kadın ve çocuk tacizlerine müdahale edilmiyor, Gezi Parkı’nda yine yüzlerce kişi göz altına alınıyor. Bir de sadatlarla madatlarla uğraşacağız. ABD ile istihbarat paylaşıyoruz da tek taraflı, Fırat Nehri’nin doğusunda neler oluyor, Rusya’nın kucağına nasıl itildik peki?

“HAYIR” demek, tüm bu saydıklarımıza;

HAYIR! YETER! DUR! demekti.

“EVET” in arkasında sırtlan dişlerini gıcırdatan Yedi Düvel VAR.

Bu referandumlar, küresel sermayenin Türkiye’yi işgal planında çok önemli adımlar. Avrupa ve Amerika’dan yükselen sesler koro halinde “EVET” diyorlar geçmişten günümüze. Pentagon, Washington, Brüksel “EVET” diyorlar. İsrail ve Bölgesel Kürt Rejimi “EVET” diyorlar. Eski kankanız, hocanız fetö, mezardaki insanları kaldırmaya çalışıyordu. Kandil, apo ve hdp boykot yalanı altında “EVET” propagandası yapmadılar mı, apodan yalandan mektup getirmediler mi, kardeşini trtye çıkarmadılar mı? Her gün şehit cenazelerimiz kalkmıyor mu? Bu vatanın evlatlarına, acılı ailelerine yazık değil mi?

Biz, işte tüm bu rezilliğe “HAYIR” diye söyledik. Faşist bir siyası parti elinde, tüm insan hakları ve demokratik özgürlüklerin yok edilmesine “HAYIR” dedik. Başörtüsü yasağı kaldırıldı ama ne yasaklar geldi haberiniz var mı? Tüm yasal haklarımızın, küresel çete emriyle, iktidar eliyle gaspedilmesine; konuşma, düşünme, yazma hürriyetimizi kaybetmeye “HAYIR” dedik. Siz yetmez dediniz bir de her kararı bir kişinin keyfine bıraktınız. İzlenmeye, dinlenmeye, fişlenmeye “HAYIR” dedik; siz şimdi korkudan malum kişi, malum zat-ı muhterem diyorsunuz.

Yargıçların bir parti tarafından atandığı ve bir partili olarak vatandaşı yargıladığı bir düzenin kurulmasına “HAYIR” dedik. “İnsan hakları”, “Demokrasi”, “Özgürlük” çığlıklarıyla tüm halkımıza el konulmasına “hayır” dedik. Siz ağzı kapatılan Boğaziçili gençleri kurtaramadınız, iftar programına sözümüz yok ama “Boğaziçi’ni böyle ele geçiririz işte” diyen güruha ses çıkaramadınız. Sayenizde sürtük te olduk ama asıl mesele şu, acaba cumhurbaşkanı olarak mı konuştu, ak parti genel başkanı olarak mı konuştu? Tarikat liderlerine geçmiş olsun diyen muhalefeti de uyarmadınız. Kusura bakmayın ama hepimizi siz ayrıştırdınız; bizler sizler, şunlar bunlar olduk. Suçunun ne olduğunu bilmeden “kurbanlık koyun gibi” içeride tutulan gazeteci, parti başkanı, subay ve aydınların hayatının gaspedilmesine “HAYIR” dedik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Şef İsmet İnönü’ye iki ayyaş diyenlerin peşinden gittiniz. Sırf o kadar maddi gücümüz yok, insan satın almıyoruz diye Semih Tufan beyle bana zamanında iki deli dediniz. Şimdi dediklerimiz çıktı; Silivri arenasında dahi defalarca kandınız, hain darbe kalkışmasını eniştesinden duyan beyefendi gibi burada da villaları eniştem aldı derler size, buna da inanırsınız. Saygılarımla.

  • Dogecoin
Scan to Donate Dogecoin to DNox82jQRtxyeXEEdn9pF8rSDv4vRugfZF

Bizi Dogecoin ile destekleyin!

Silivri'nin Sesi hiçbir siyasi partiden ve siyasetçiden ilan ve para almamaktadır. Bağımsız yerel haberciliğin devamı için bize Dogecoin bağışlayarak destek olabilirsiniz.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

HAYAT

Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev Hayat’tır… Ercan Çakır; “Sayın Semih Tufan…

F-CIA’NIN HEDEFE KOYDUĞU İLK ASKER

Veli Paşa’yı önce paçavra gazetelerinde linç ettiler. Susurluk komisyonuna çağrıldı ama gitmedi…

XXI. ASIR YÜKSEK BİLİM SANAYİ TEKNOLOJİ YARIŞINDA; POLİTİKA VE STRATEJİ NASIL OLMALIDIR?

Tarihten bugüne 200 000 yıllık insanlık tarihinde doğru ve yanlışın mücadelesi ile…

BÜYÜK DAHİ ATATÜRK’TEN SONRA, 84 YIL KAN KAYBEDEN TÜRKİYE NASIL KURTULUR?

10 Kasım 1938, Atatürk’ün bu dünyadan ayrılmasını müteakip, 3700 Atatürk yanlısı yönetimden…

BİZ KİM MİYİZ?

Biz; Anadolu’da OĞUZ’ uz, Orta Asya bozkırlarında KIPÇAK, Doğu Türkistan’da KARLUK’ uz.…

BİR HİKAYE BİR DERS

Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.Meşrebin usulünce bundan sonra her…

HOCALI KATLİAMI TANINMALI

Hocalı Katliamı’ na dikkat çekmek istiyorum. Bütün dünyanın sözde Ermeni Soykırımı yalanı…

HOCALI’DA NELER YAŞANDI?

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki…

İSTİNAF MAHKEMELERİ

Hukuk, ekonomi modelleri, insan hakları konularında birbiriyle yarışan gelişmiş ülkelerin uygulamalarından biri…