DEĞİRMENCİ’NİN SÖYLEDİKLERİ ÜZERİNE…

Selami Değirmenci’nin Hürhaber’de Sevginar Sali’ye verdiği röportajı okudum.
Dikkatimi çeken bazı noktalar oldu:

1. Sayın Değirmenci, CHP’nin baraj altı kaldığı ya da ülke genelinde çok düşük oy aldığı seçimlerde kendisinin %20’lerde oy oranlarıyla Belediye kazandığından bahsederek, “Silivri CHP’nin kalesidir” söylemine itiraz etmiş ve “o oylar CHP’nin değil, benim şahsi oylarımdı” demiş. Ancak o seçimlerde Silivri’de kafaya oynayan en az 3-4 aday olduğunu ve kazanmak için 5 bin oy (şimdinin bir mahalle oy toplamından az) almanın yettiğini ihmal ederek bunu söylemiş. Evet elbette Sayın Değirmenci’nin bir şahsi oyu ve kitlesi var, bağımsız aday bile olsa alacağı oy var, ancak son seçimde DSP ile aldığı kadar. Silivri’de seçim dengelerinin çok değiştiğini, seçmen sayısının ve demografisinin çok değiştiğini dikkate almamış. Bu nedenle söylemi manüplasyon.
2. Bora Balcıoğlu ve Melih Yıldız konusundaki eleştirilerine kısmen katılıyorum. 
3. Balcıoğlu ve Yıldız’ı ortaya proje koymamakla eleştirirken, “Özcan Bey zaman zaman proje sunuyor” demiş. Değirmenci’nin bu röportajının ana amacının ve konusunun Özcan Işıklar’a “giydirmek” olduğu düşünülürse, ne kadar uğraşırsa uğraşsın hakkını vermekten geri duramamış 🙂
4. Bir cümle dikkatimi çekti. Özcan Işıklar için “ELİMİZDE belgeler var” diyor. Çoğul konuştuğu -MİZ kim? 2019’da belge yok, şimdi varsa, neden şimdiye kadar (4 yıldır) suç duyurusunda bulunulmadı? Bir suçu bile bile saklamanın ve bildirmemenin suç olduğunu Sayın Değirmenci bilmiyor mu? Bu cümle (hatta bu köşe yazısı), birilerinin kuklası ve maşası olmayan bir Cumhuriyet Savcısı için suç duyurusudur. Madem belge var, belgedeki suç ile ilgili de, o belgeyi 4 senedir saklayanlar ile ilgili de gereği yapılsın!

Total
0
Share